21 Şubat 2010 Pazar

Maden Suyunun Faydaları – Maden suyu’nun güzelleştirdiğini biliyormusunuz

Maden Suyunun Faydaları – Maden suyu’nun güzelleştirdiğini biliyormusunuz

Yapılan araştırmalara göre, maden suyu cilt temizliği ve güzelliği için önemli bir kaynak durumda. Selülittten, cilt temizliğine ve cilt bakımına kadar bir çok güzellik kaynağı olan maden suyu hakkında merak ettiklerinizin adresindesiniz!

Özellikle pürüzsüz bir cilt hayali kuran bayanlara, bol bol maden suyu içmeleri tavsiye ediyoruz.


Selilütten şikayetçi olanlar maden suyu içmeli

Maden suyu, özellikle osteoporoz hastalığının önlenmesinde ve tedavisinde önemli rol oynuyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle, mineralli suyun çok büyük yararları olduğunu söyledi. Karagülle, “Maden suyu, özellikle sindirim fonksiyonları üzerinde olumlu etki yaratıyor. Kemik erimesini ve çocuk ile yetişkinlerde diş çürümesini önleyen maden suyu, sporla kaybedilen mineralleri vücuda geri döndürüyor.

Prostat ve meme kanserine iyi geliyor

Kalbe bağlı ölüm olayları, prostat ve meme kanserine karşı büyük bir güç” diyor. Maden sularından kalsiyum ve magnezyumun emiliminin daha fazla olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Karagülle, şunları kaydetti: “Türkiye’de böyle bir doğal zenginlik kaynağımız var.

Yüzde 99′u boşa akıyor

Avrupa’da kişi başına yıllık maden suyu tüketimi 75-100 litre iken, ülkemizde ise bu miktar sadece 3 litre. Bu nedenle, ülkemizde 225 kaynaktan çıkan 63 milyon litre doğal mineralli suyun sadece yüzde 1′i şişelenebiliyor, yüzde 99′u ise boş yere akıp gidiyor, değerlendirilmiyor.

İşte maden suyunun diğer faydaları:

* Sindirim sistemine olumlu etkisi var.

* Vücuttaki gereksiz tuzu yok eder.

* Selülit oluşmasını engeller.

* Normal su vücutta 6 saat kalırken, maden suyu saatte atılır.

* Kalori içermediği için, tüm zayıflama programlarının vazgeçilmez bir parçasıdır.

* Flüor içerdiği için, özellikle çocukların diş çürümelerini engeller.

* Hamileler ve emziren anneler için, özellikle tavsiye ediliyor.

Kol ve dirsek bakımı Nasıl Yapılır ?

Kol ve dirsek bakımı Nasıl Yapılır ?

Pütür pütür görünen dirsekleriniz şıklığınızı ve güzelliğinizi tamamen gölgelemeye yeterde artar bile… Bir çok kadın, dirseklerinin nahoş görüntüsü ile sıkılır. Ama biz, size bunun için bakım önerileri sunuyoruz Bayanlar ;P

Derinin, vücudun diğer kısımlarına kıyasla, dirseklerde daha kuru olması normaldir. Ama, eğer fazla kalınsa, yediklerinize dikkat etmeniz gerekiyor.


Acaba, yeterli A vitamini alıyor musunuz?

Yumurta sarısı, havuç, kabak ve tereyağı A vitamini açısıdan zengin.

1-Dirseklere, banyo ya da duş sırasında, lif eldiven, sert ve doğal kıllardan yapılmış bir banyo fırçası ya da bitkisel liflerden bir sünger ile masaj yapabilirsiniz. Böylece, renkleri açılacak ve yumuşayacaklardır; tabii ki, krem ya da bonya sonrası yağı ile nemlendirmek de gerekli.

2-Haftada iki kez, doğal yollardan elde edeceğiniz yumuşatıcı bir kimyasal aşındırma uygulayabilirsiniz. Ilık badem yağı batırılmış bezi diseklerinize sarın (dirseklerinizi direk olarak yağın içerisine de batırabilirsiniz).

Bu uygulamanın ardından, üzerine bol miktarda bol miktarda sofra tuzu döktüğünüz yarım limonla dirseklerinizi ovun.

Duruladıktan sonra, bolca krem sürün.

3-Aynı miktarda krem ve baldan oluşan bir karışıma bir kaç damla zeytinyağı ilave edin. Dirseklerinize masaj yapabileceğiniz besleyici bir krem elde edeceksiniz.

4-Dirsekleriniz çatlayacak kadar sertleşmişse, maydanoza başvurun. 50 gr maydanoz üzerine 100 gr kaynar su dökün.

İki hafta boyunca her gün, bu suya yıkama yaparak ya da buna batırılmış bezleri dirseğe sararak sonuca ulaşabilirsiniz.

15 Şubat 2010 Pazartesi

Gençlik Hormonu

Gençlik Hormonu

DHEA, vücudumuzun gençlik hormonudur. Bizi stres başta olmak üzere pek çok hastalığa karşı korumaktadır.

DHEA hormonun bağışıklık ve savunma sistemiyle direkt olarak bağlantısı vardır. Sağlıklı bir insanda bu hormonun beyindeki konsantrasyonu, kandakine oranla 10 kat fazla etkilediği ortaya çıkmıştır.

Stres anında kortizon salgılanır. Kortizonun görevi, stresi tolere edebilir hale getirmektir. Stresin ağırlığı ve devamlılığı artarsa, kortizon salgısı da artar. Aşırı ve uzun süreli salgılanması, vücudumuza büyük zarar verir. Bağışıklık istemini bloke ederek vücut direncini düşürür. Bu durumda DHEA devreye girerek, kortizon salgısını azaltır ve stresin etkisini yumuşatır. Yaş ilerledikçe DHEA hormonu azalır, buna karşılık kortizon salgısı çoğalarak yaşlanmamıza hız kazandırır.

DHEA hormonu, böbrek üstü bezi tarafından salgılanır. Cinsel hormonların başıdır. Kadınlarda kadınlık hormonuna, erkeklerde erkeklik hormonuna veya stres hormonu olarak bilinen kortizona dönüşebilir.

Bu hormonu dışarıdan tablet şeklinde almak için, mutlaka önce doktora danışmak gerekir. Ancak bu pek çok yiyecekte de mevcuttur.

Doğal yollardan hormon salgılarını artırmak için:

Her çeşit stres DHEA üretimini azaltır çünkü stres esnasında salgılanan kortizon, DHEA’nın karşıtı bir hormondur.

Stresi azaltmak ve DHEA salgısını azaltmak için egzersiz yapılmalıdır. Açık havada yürüyüş, yüzme ve benzeri egzersizler faydalıları arasındadır. Egzersiz en iyi meditasyondur ve sizi stresten arındırır.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek, tüm hormonların yapımı için önkoşuldur. Özellikle balık, yağsız et-tavuk ve peynir gibi protein kaynakları ihmal edilmemelidir.

Bu hormonun yapımı için gerekli ana maddeyi içeren patlıcan, zeytin, zeytinyağı, peynir, deniz balıkları, avokado gibi yiyecek maddeleri, yeterli miktarda tüketilmelidir.

Vücutta bu maddenin üretimi için yeterli krom yoksa, birkaç ay boyunca ağız yoluyla krom tablet almak faydalıdır.

Yapılan araştırmalar, bu hormonun yaşlılara dışarıdan verilmesiyle zihinsel performansın arttığını, belleğin ve bağışıklık sisteminin güçlendiğini göstermiştir.

DHEA hormonu, yağın vücutta dağılımını ve yakılıp enerjiye dönüşmesini sağlayarak, kilo almayı da engeller.

Kışın Dudak Bakımı


Kışın Dudak Bakımı


Dudak derisi ince, hassas ve dayanıksızdır. Yüzeyinde ölü hücrelerden oluşan bir kabuklaşma vardır. Yalnızca kırmızı rengini veren kılcal damarlar bakımından zengindir.


Dudaklar, kendini savunamaz. Bu yüzden dış etkenlerden fazlasıyla zarar görür. Rüzgar ve soğuk, dudakların düşmanlarıdır. Etkili bir bakım yapılmaz ve korunmazsa, kısa zamanda kuru ve çatlar.

Dudaklarınıza yapacağınız bakımın mutlaka düzenli yapılması gerekir. Haftada 2 kere iyice temizlenmiş diş fırçasıyla, hafif ve dairesel hareketlerle fırçalayın. Bu işlem dudaklarınızın üstünde birikmeye başlayan ve kısa zamanda kabuksu bir yapıya dönüşecek olan ölü hücreleri temizler. Bu sayede uygulayacağınız diğer bakımlar da daha etkili olur.

Her sabah günlük temizliğinizin ardından, makyaj öncesinde, nemlendirici bir kremle dudaklarınızı nemlendirin. Hafif yapıda bir krem seçin ve dudaklarınıza iyice yedirin. Dudaklar için özel olarak üretilmiş kremleri de kullanabilirsiniz.

Ruj seçerken, içinde nemlendirici olanları tercih edin. Sıcaktan soğuğa veya soğuktan sıcağa geçerken, nemlendirici kreminizi tekrar uygulayın. Kremi taşımak zor geliyorsa, sticklerden edinin.

Soğuk, dudak etrafındaki ince çizgilerin oluşmasını hızlandırır. O yüzden, dudakları ve çevresini besleyici bir ürünle güçlendirmek gerekir. Besleyiciler, nemlendiricilere göre daha yağlı ve yapı olarak daha kalın oldukları için, gündüz kullanım açısından uygun değildir.

Dudaklarınızı soğuktan korumak ve çekici parlaklıklarına kavuşturmak için, meyve ve sebze kabuklarıyla, yatmadan önce ovup masaj yapınız. Meyve ve sebzelerdeki vitaminleri direkt olarak dudaklarımız ve yüzümüz alacaktır. Öpüşmek, dudaklarımızın kendini yenilemesini sağlar.

Besinlerin doğal yollardan alınmasını sürekli hale getirmelisiniz. Doğal ve sağlıklı beslenme, bunun yanında ileriki yılların bizler için erken yaşlanma ve kırışıklıklara karşı bağışıklık sistemimizin güçlenmesi anlamını taşır.

Banyo veya duştan sonra, E vitamini yağı ile, ortadan başlayıp kenarlara doğru, dudaklarınızı gererek ve yağı yedirene kadar masaj yapın. E vitamini yağını eczanelerde bulabilirsiniz.

Özellikle dışarıda ve soğukta, dudaklarınızın kuruduğunu hissederseniz, onu dilinizle ıslatmayın. Bu hareket daha fazla kuruyarak çatlamalarına sebep olur.

Aknelerle Bitkisel Savaş

Aknelerle Bitkisel Savaş

Cilt güzelliğimizi gölgeleyen akne ve sivilce sorunuyla başa çıkmak için bitkilerin mucizevî güçlerinden faydalanabilirsiniz. Akdeniz’de yetişen adaçayı cilt temizliği ve akne tedavisi için etkili bir bitkidir.


Akne Tedavisi
Adaçayı; cildin gereğinden fazla yağ salgılamasını engeller, cilt hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur, vücuttaki kötü kokuyu giderir, akne ve sivilcelerin oluşmasına sebebiyet veren bakterilerin yok edilmesini sağlar.

Akne ve sivilce tedavisi için adaçayı kürü tarifi;

Malzemeler,

2 yemek kaşığı kurutulmuş ada çayı

Yarım yemek kaşığı yulaf ezmesi

Hazırlanışı ve Uygulaması,

Temiz bez bir kesenin içine adaçayı ve yulaf ezmesini alın.

Kesenin ağzını sıkıca bağlayın.

2 litre kaynamış suyun içine keseyi atın.

Su ılınana kadar keseyi içinde bekletin.

Sürenin sonunda akne ve sivilce olan bölgeleri bu suyla yıkayın.

Ilık suyla durulayıp iyice kurulayın.

Geçmiş yıllardan günümüze kadar uzanan adaçayı; özellikle makyaj sonra kalıntıları temizlemek için de etkili bir yöntemdir.

Sağlıklı bir cilde sahip olmak için; günde 2 litre su içmeyi, dengeli beslenmeyi, makyajla uyumamayı alışkanlık haline getirmeniz faydalıdır.

Elma Sirkesi İle Cilt Bakımı

Elma Sirkesi ile Cilt Bakımı

Kuru cilde sahip olan kişilerde; sıcak ve soğuk havalardan etkilenme, donuk cilt rengi, kırışıklık, kızarıklık, yanak ve kaş bölgesinde kepeklenme sorunu görülebilir.


Cildin ihtiyacından daha az yağ üretmesi; cilt esnekliğini ve elastikiyetini olumsuz etkiler. Bu nedenle kuru ciltlerde erken yaşlarda mimik kırışıkları oluşabilir.

Kuru ciltlere özel pratik cilt bakım önerilerimizle; sağlıklı ve parlak cilde sahip olabilirsiniz. Aynaya baktığınızda mutlu bir yüz görmek istiyorsanız cilt bakımınıza özel zaman ayırmanızı tavsiye ediyoruz.

Elma Sirkesi Bakımı

Elma sirkesi içeriğindeki E vitamini sayesinde cildi tahriş etmeden derinlemesine temizler, cildin su ihtiyacını karşılar pürüzsüz bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Cildi nemlendiren elma sirkesi; cilt kırışıklıklarının oluşmasını önler. Elma sirkesinin PH değeri; cildimizin PH değeri ile yaklaşık olarak aynıdır. Bu sayede cildin koruyucu tabakasının yenilenmesine de destekler. Ayrıca, cildin kızarmasını ve kaşınmasını önler.

Malzemeler,

2 çay kaşığı elma sirkesi

1 su bardağı su

2 çay kaşığı kavun suyu

Hazırlanışı ve Uygulaması,

Tüm malzemeleri cam bir kasede karıştırın.

Karışımı banyo sonrası cildinize pamuk yardımıyla uygulayın.

15 dakika bekleyip ılık suyla durulayın.

10 Şubat 2010 Çarşamba

Orjin Krem Rahatlatıcı Masaj ve Bacak Bakımı

Orjin Krem Rahatlatıcı Masaj ve Bacak Bakımı

İnsan vücudunda çok çeşitli ağrılar oluşabilmektedir.

Uykudan uyandığımızda bazen boynumuzun tutulduğunu ve hareket ettirmekte güçlük çektiğimizi görürüz. Kimi zaman farkında olmadan hava cereyanında kalmamız sonucunda omuzlarımız, kulunçlarımız, dizlerimiz ve çeşitli bölgelerimize ağrılar oluştuğunu fark ederiz.



Tabii kronik romatizmaların kireçlenen bölgelerindeki ağrılar sürekli devam eder. Baş ağrıları, yorgunluk sonucu oluşan ağrılar, çarpmalarda hareketsizlikten vb. oluşan pek çok ağrı çeşidi vardır.

Uzun süre araç kullananların kulunçları ve bacak kasları en çok ağrı yapan organlarıdır. Bilgisayar başında bulunanlarda ise sık sık boyun ve bel rahatsızlıkları görülmektedir. Tüm bu ağrıları giderebilmek, acıdan rahatsızlıktan kurtulabilmek için çok çeşitli yöntemler vardır.



Özellikleri: Orjin Kremin formülünde zararlı kimyasallar, alkol ve uyuşturucu özelliği olan maddeler bulunmaz.

İçeriğindeki doğal maddeler sayesinde kireçlenme, üşütme, darbe, gerilim vb. sebeplerle oluşabilen ağrıların rahatlamasına yardımcı olur.

Orjin Krem bitki özlerinin mikro ölçülerde birleştirilmesi ile elde edilmiş natürel bir üründür. Emilimi çok güçlü olduğundan etkisini dakikalar içerisinde gösterir. Bitki özleri sayesinde kasların rahatlamasına ve gerilimin giderilmesine yardımcı olur.



Kullanıldığı Durumlar:

• Kas spazmlarında,
• Adale ağrılarında,
• Mafsal ağrılarında,
• Göğüs adalelerindeki kasılma ve ağrılarda,
• Sırttaki kas ağrılarında,
• Nevraljide,
• İncinme ve burkulmada,
• Kas ezilmeleri gibi travmatik durumlarda,
• Kramplarda,
• Kulunçlarda,
• Boyun tutulmasında,
• Baş ağrılarında ve auralı migrenlerde,
• Romatizmal ağrılarda,
• Eklem hareketlerini engelleyen ağrılarda,
• Diz kireçlenmeleri ve menisküste,
• Kireçlenmeler ve benzeri durumlarda kullanılmaktadır.
• SPA Merkezleri için rahatlatıcı özelliği ile idealdir.



Kullanım Şekli:

Orjin Krem uygulanılacak bölgeye yeterince sürülerek günde iki defa sabah ve akşam 5′er dakika masaj ile deriye iyice nüfuz ettirilir. Romatizmal ve kireçlenmeye bağlı rahatsızlıklarda bir ay düzenli olarak sabah ve akşam uygulanması önerilir. Migren nöbeti başladığı anda, mide bulantısı ve baş dönmesi gibi belirtiler hissedildiğinde alın ve enseye uygulama yapılması durumunda migren nöbetinin önlenmesine yardımcı olmaktadır.

Hamilelikte Kullanım: Hamile ve emziren bayanlar Orjin Krem’i güvenle kullanabilir. Herhangi bir yan etkisine rastlanmamıştır.

Yan Etkileri: Orjin Krem içeriğinde zararlı kimyasallar yoktur. Cilde zarar veren yan etkisine rastlanmamıştır.

Uyarı: Haricen kullanılır. Vücut içerisinde, yanık ve açık yaralarda kullanılmamalıdır.

Dermana Ağrı Kremi

Dermana Ağrı Kremi

Dermana ağrı kremi ile Ağrılar ve sızılar sizi korkutmasın
Dermana ağrı kremi, Kas, Eklem, Romatizma, Çeşitli sebeplerden kaynaklanan ağrılar, yaşam kalitemizi bozan ve hayatımızı çekilmez hale getiren önemli bir sorundur. Birçoğumuz, bazen uyandığımızda boynumuzun tutulduğunu fark eder, oturduğumuz yerde hareket etmekte güçlük çekeriz. Özellikle yağmurlu havalarda, romatizmaya eğilimli kişilerde, kol, diz ve bacaklarda şiddetli kasılmalar, ağrı ve sızılar meydana gelir. Soğuk, nemli bir rüzgar, tüm vücudumuzu kaskatı hale getirebilir veya spor yaparken, günlük aktivitelerimiz sırasında, ters bir hareketle kolumuzu çarpar, ayağımızı burkarız.

Özellikle 40 yaşını geçtikten sonra boynumuzda, omuzlarımızda, sırtımızda, belimizde, dizlerimizde, romatizma ve kireçlenme diye tabir ettiğimiz, merdiven çıkmamızı zorlaştıran, rutin davranışlarımızda hareket yeteneğimizi kısıtlayan, ağrılı durumlarla sıkça karşılaşırız.

Eklemlerimiz sızlar, kaslarımız bıçakla kesilmiş gibi acır. Canımız yanıp, acılar içinde kıvranırken, elimize geçen ilk ilacı yutup, kulaktan dolma çeşitli yöntemleri deneyerek, derdimize derman ararız.


Naturarma bilimsel araştırma kurulunda yer alan Türk bilim adamları, binlerce yıllık birikim, tarihsel tıp literatürü ve modern bilimsel çalışmalarla tesiri ispatlanmış, 16 çeşit şifalı bitkinin özünü, nano teknoloji ile bir araya getirip, benzerlerinden çok daha etkili, tamamen doğal, müthiş bir formül geliştirdiler.

Bu formülden elde ettikleri muhteşem ürüne de Dermana adını verdiler. Karşınızda, iso 9001, kalite belgeli modern tesislerde el değmeden üretilen, tamamen bitkisel, güçlendirilmiş yeni formül, yeni marka ve yeni ambalajıyla, 2010 yılının ürünü DERMANA…

Dermana ağrı kreminin içeriğinde alkol, uyuşturucu, zararlı kimyasal ve sağlık bakanlığı tarafından kullanımı yasaklanmış hiçbir madde yoktur.

Dermana ağrı kremi kullanan hiçbir insanda olumsuz bir yan etki görülmemiştir. Dermana’nın içeriğinde bulunan etken maddeler, Dairesel hareketlerle masaj yapılarak uygulandığı bölgede, iç dokulara, eklem ve kaslara hızla nüfuz eder, kılcal damarlardaki kanı hareketlendirerek, rahatsızlığa neden olan olumsuz faktörlerin
ortadan kalkmasına yardımcı olur.

3 Şubat 2010 Çarşamba

Cildinizde Peelingin Yararları

Cildinizde Peelingin Yararları

Cildimiz, en alttan en üst tabakaya kadar, sürekli yenilenerek çoğalan hücrelerden oluşur. Bunlar bir müddet sonra ölü hücrelere dönüşürler.

Bu ölü hücreler, oksijen alımını engeller. Sürülen kremler de o engeli geçemez. Kırışıklar daha belirginleşir. Ayrıca mikropların üremesi için alan oluşur.

Cilt yaşlandıkça, üst deri tabakası incelir. Buna karşılık ölü hücre tabakası kalınlaşır. Orta derideki liflerin sayısı ve işlevi azalır. Cildin rengi mat ve donuk gözükür.

Peeling etkisiyle, cilt yüzeyinde görülen soyulma sürdükçe, alt katmalardaki hücreler de kolajen ve elastin lifleri üretmeye zorlanır. Peelingin temel işleyiş mantığı, cildin üst yüzeyindeki ölü hücrelerin uzaklaştırılması ve cildin kendini yenilemek üzere hücresel düzeyde kışkırtılıyor olmasıdır.

Peeling yöntemiyle yüzeydeki kırışıklıklar, cildin erken yaşlanması, kan dolaşımı bozukluğu, güneş hasarları, lekeler ve sivilce izleri üzerinde etkili olunur.

Başarılı bir sonuç elde etmek için peeling, ciltte yeni problemler yaratmayacak kadar güvenilir ve yüzdeki problemleri, kökenine inerek ortadan kaldıracak kadar etkili olmalıdır.

Her kozmetik uygulamasında peeling ürünü vermek ve ev bakımında gerekli olduğunu söylemek yanlıştır. Düzenli uygulamanın sonunda ince kırışıklar giderilir, cildin tonu ve yapısı gelişme gösterir.

Peeling 3 çeşittir:

Yüzeysel peeling

Orta derinlikte peeling

Derin peeling

Peelingin derinliği arttıkça, etkisi de artar. Ancak bu işlem bazı riskleri de beraberinde getirir. Bu yüzden orta ve derin peeling sadece uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.

Sonuç olarak peeling, hücre yenilemesi için kuvvetli uyarıda bulunur. Cildin üstündeki hücre yapısını düzenler. Kan dolaşımını hızlandırır. Cildin oksijen almasını sağlar. Antibakteriel özellikleri vardır. Cildin kalınlığını azaltarak, derinlemesine temizlik sağlar.

Cildinize Doğru Kemi Seçmek İçin

Cildinize Doğru Kemi Seçmek İçin

Cildinizi tanımıyorsanız, ona yapacağınız bakımı ve kullanacağınız malzemeyi de seçmeniz güç olacaktır. Bu yüzden mutlaka cildinizin yapısını ve tipini iyi belirleyin.


Normal Cilt: Normal cilt, yumuşak ve gergin olur. Gözenekleri küçüktür. Kan dolaşımı düzenli ve sağlıklıdır. Kılcal damarları çok incedir, neredeyse hiç görünmezler.

Genellikle lekesiz, pembe ve sağlıklı bir görüntüsü vardır. Parlamaz ama donuk da değildir. Ne çok yağlı, ne çok kurudur. Bu cilt yapısı genellikle genç yaşta insanlarda bulunur ancak iyi bakılırsa, ileriki yaşlarda da farkını belli eder.

Yağlı Cilt: Bu cilt tipi, sebum adı verilen bir yağ tabakasıyla kaplıdır. Normal miktarda olanı çok faydalıdır. Sebum, cildin nemini arttırır, pürüzsüz bir görünüm sağlar ve kırışmayı geciktirir. Aşırı sebum ise, ölü tabakayla birleşir, siyah noktaları ve akneleri oluşturur.

Kuru cilt: bu cilt tipine sahip olanların, bol miktarda sıvı tüketmesi gerekir. Ayrıca iyi bir nemlendirici kullanmaları şarttır. Kuru ciltte ter ve yağ salgılaması, normalden azdır. 10 yaşın altındaki çocukların büyük bir kısmında, 60 yaşın üzerindeki insanların ise hemen hepsinde cilt kuruluğu vardır.

Böyle ciltler, ince katmanlardan oluşur ve yıkandıktan sonra gerilir. Kırışmaya çok müsaittir. Özelikle göz çevresi erken yaşta kırışır.

Kuru-Nemli Cilt: Bütün belirtileri kuru ciltte olduğu gibidir ancak sürekli ter boşanır. Bu terleme stres, gerginlik, metabolizmal bozukluklar ve menopoz etkilerine bağlı olabilir.

Uzun süre sıcak ve nemli ortamlarda bulunan kişilerde, aynı cilt tipi görülür. Bol su içip, cildin nemini azaltacak ürünler kullanmak gerekir.

Karma Cilt: En sık rastlanan cilt tipidir. Adından da anlaşıldığı gibi, karma bir yapıya sahiptir. T bölgesi, yani alın, burun ve çene bölgesi yağlıdır. Göz çevresi yanaklar kurudur. Bu tarz ciltler için uygun bakım ürünü bulmak zordur. Dengesi çabuk bozulur.

Tahriş edici bir temizleyici kullanılırsa, yanaklarda pullanma olur. Çoğu insanın cildi bu tipe yakındır.

Hassas-Alerjik Cilt: Alerjik reaksiyon, başkasını rahatsız etmeyen bir maddenin, kişide tepki yaratmasıdır. Belirtileri kızarıklık, kaşıntı ve pullanmadır. Yılın belli dönemlerinde artıyorsa, mevsimsel olduğu söylenebilir. Bu tarz sorunlu ciltlerde, uzmana başvurmak gerekir.

Cilt Sorunlarına Hızlı Çözümler

Cilt Sorunlarına Hızlı Çözümler

Sadece bir tane cildimiz var ve ona iyi bakmamız gerekiyor. Sivilceler, tahriş ve kızarıklıklar, çatlamış dudaklar gibi cilt sorunları için hızlı çözümler MSN Kadın’da!


Cilt Bakımı
Dudak üstü bölgesindeki tüyleri aldıktan sonra tahriş ve kızarıklık olabilir. Acıyı azaltmak ve kızarıklığı yok etmek tatlı badem yağı sürebilir ve buz torbası uygulayabilirsiniz.

Cildiniz solgun ve yorgun görünüyorsa yaklaşık 1 litre ılık suyun içinde birkaç damla lavanta yağı damlatıp karıştırın. Yüzünüzü ve boynunuzu lavanta yağı karışımlı suyla yıkayıp 15 dakika bekleyin. Cilt türünüze uygun temizleme ürünüyle durulayın.

Kurumuş ve çatlamış dudaklarınızı canlandırmak, pürüzsüz bir görünüm kazandırmak için 1 çay kaşığı toz şeker ve 1 çay kaşığı süzme balı karıştırın. Şekerli karışımı dudaklarınızı sürün. 20 dakika kadar bekletip durulayın.

Sabah uyanıp aynaya baktınız ve yüzünüzde sivilce gördünüz. Üstelik önemli bir görüşmeniz var. Telaşa kapılmanıza gerek yok. Sivilcenin üzerine birkaç damla göz damlası damlatın. Cildiniz damlayı iyice emdikten sonra yağsız bir fondöten ile kapatın. Kulak çubuğuyla fondöteni dağıtıp etrafından kapatıcı ile geçin. Bu sayede sivilce kızarıklığı giderilmiş olacak ve yağsız fondöten sayesinde sivilce kuruyacaktır.

Cildinize bakım yaptıktan sonra tahriş olduysa papatya ya da yeşil çay özlü poşet çaylar imdadınıza yetişiyor. Poşet çayı sıcak suyun içinde 5 dakika demlendirin. Hafif ılındıktan sonra poşet çayı tahriş olan bölgelere hafif bastırarak uygulayın.

Hassas Ciltlerin Bakımı

Hassas Ciltlerin Bakımı

Hassas cilt, tüm cilt tiplerinde ortaya çıkabilen, aşırı reaksiyon gösteren, problemli cildin tanımıdır. Genellikle pullanma ve çabuk oluşan kızarıklıklarla kendini gösterir.


Dış etkilere karşı gösterilen hassas reaksiyonlar, çoğunlukla kişinin alık cilt durumunun göstergesidir. Günümüzün zor koşulları altında yıpranan insanların ciltlerini gözlemlediğimizde, karşımıza hassas cilt çıkar.

Sinir sistemi aşırı gerildiğinde, cildin sinirlerini de zorlar. Bunun sonucunda dağınık cilt kızarıklıkları ortaya çıkar. Bu ciltlerde kılcal damarlar genişler. İnce kan damarları elastikiyetini kaybeder. Kan, ince uzun ve bol sayıda damarda kalarak, bunların genişlenmesine sebep olur. Bu durum kılcal damarlarda hassasiyet olduğunu gösterir.

Hassas ciltler, genellikle ince bir keratin tabakasına sahiptirler. Bu durum çatısı çürük bir ev gibidir. Sağlıklı koruma yapamaz. Bozuk keratin tabakası, cildin yağ ve nem dengesini düşürdüğü için, tahriş edici maddeler hassas ciltleri yıpratır. Cilt de yaşadığı sorunu kızararak belli der.

Hassasiyeti ortaya çıkaran başlıca nedenler arasında sigara, alkol, az uyku, iklim, güneş ışınları, cildin en üst tabakasının zayıflığı, bağışıklık sisteminde bozukluklar, kalıtımsal hastalıklar, stres sayılabilir.

Hassas cilde sahip kişilere öneriler:

Cildin yapısını ve ürünlerin etkisini çok iyi bilen bir uzmanın devamlı kontrolünde olun.

Hassas ciltler için üretilen özel ürünlerle cilt bakım programı başlatarak, koruyucu önlem alın.

Cildinizi çok nazik hareketlerle temizleyin ve peeling uygulamayın. Haftada 1 defa iyi temizlenmiş cildinize, nem maskesi yapın.

Aşırı sıcak ortamlardan kaçının. Kışın kaloriferin üzerine ıslak bez koymak da havadaki nem oranına yardımcı olur.

Beslenmenize dikkat edin. İçten gelen bakım cilt üzerinde çok etkilidir. Özellikle papatya, ebegümeci ve anason çaylarını tercih edin.